İmmigration
Göç
Have to the with (sth)
Bir şeyin bir şeyle alakalı olması
I has a lot to do with this - bulunla çok alakası var
I has nothing to do with it - onunla hiç alakası yok
Official
YETKİLİ
RESMİ
Deplete
Azaltmak
Tüketmek
Bitirmek
Imply
İma etmek
İndiffrent
Listless to
E ilgisiz kayıtsız umarsız
Pedestrian
Yaya
Gravity
Yer çekimi
İnfamous
Kötü şöhretli
Attend
Take part in : participate: join in
Attend a meeting diye ezberle
Attend school - okula gitmek
Experiment
Deney
Experience- deneyim tecrübe ile karıştırma
Misuse
Abuse
Kötüye kullanmak
İstismar etmek
Supplier
Tedarikçi
Absolute
Mutlak kesin
Absolute monarchy- mutlak monarşi
Remote
Far
Far away
Remote controller - uzaktan kumanda
Desirable
Arzu edilen
İstenilen
Desire- arzu etmek istemek
Undesirable- istenilmeyen
Result ve effects ile bolca kullanılır
Fundametal
Esas
Temel
Ana
Diverse
Çeşitli
Değişik
Farklı
Bu kelimeyi bioDİVERSİTY den hatırla - biyoçeşitlilik
Capable (OF)
Bir şey yapabilen
Kapasitesi olan
X incapable
Free OF/FROM
Short OF
Yetersiz kıt az
Short of oxygen
Yawn
Esnemek
Suitable for
Bir şeyin bir şey İÇİN uygun olması
Bu suit bana çok uygun oldu
Ashamed OF
Den utanmak
I am ashamed OF you