içinden geçmek, nüfuz etmek
Açıklama: Bir şeyin içinden geçmek veya kısa süreliğine bir yerden geçmek.
Cümle: The train — the tunnel.
(Tren tünelden geçti.)
Mini test:
→ “Bir tünelden geçmek” fiili nedir?
✅ —– ——
pass through (v)
keşfetmek, öğrenmek
Açıklama: Daha önce bilinmeyen bir şeyi öğrenmek veya farkına varmak.
Cümle: He ——— the reason for her absence.
(Onun yokluğunun nedenini öğrendi.)
Mini test:
→ “Gerçeği keşfetmek” anlamına gelen ifade nedir?
✅ —– —-
find out (v)
Cevap found out
katılmak
Açıklama: Bir etkinliğe veya organizasyona aktif olarak dahil olmak.
Cümle: Many volunteers ——— the clean-up project.
(Birçok gönüllü temizlik projesine katıldı.)
Mini test:
→ “Bir yarışmaya katılmak” = ?
✅ ——— a competition
take part in (v)
Cevap took part in
zararsız
Açıklama: Tehlike oluşturmayan, kimseye ya da hiçbir şeye zarar vermeyen.
Cümle: Most spiders are ——— to humans.
(Çoğu örümcek insanlar için zararsızdır.)
Mini test:
→ “Zararsız bir hata” İngilizcede nasıl söylenir?
✅ ——— mistake
harmless (adj)
mesele, konu, sorun
Açıklama: Tartışılan veya çözülmesi gereken bir durum ya da problem.
Cümle: Climate change is a serious global ———.
(İklim değişikliği ciddi bir küresel sorundur.)
Mini test:
→ “Sağlık sorunları” İngilizcede nasıl söylenir?
✅ health ———
issue (n)
patlama
Açıklama: Genellikle bir volkanın, duygunun veya hastalığın aniden ortaya çıkması.
Cümle: The volcano’s ——— destroyed nearby villages.
(Volkanın patlaması yakındaki köyleri yok etti.)
Mini test:
→ “Volkan patlaması” İngilizcede nasıl söylenir?
✅ volcanic ———
eruption (n)
iyileşmek, toparlanmak
Açıklama: Hastalık, kayıp, şok veya zor bir durumdan sonra eski hâline dönmek ya da yeniden güç kazanmak.
Cümle: She ——— quickly after the operation.
(Ameliyattan sonra hızla iyileşti.)
Mini test:
→ “Hastalıktan iyileşmek” İngilizcede nasıl söylenir?
✅ ——— from an illness
recover (v)
Cevap recovered
dikkat çekecek şekilde, olağanüstü derecede
Açıklama: Beklenmedik biçimde iyi, güçlü veya belirgin bir durumu vurgulamak için kullanılır.
Cümle: The patient recovered ——— fast.
(Hasta olağanüstü derecede hızlı iyileşti.)
Mini test:
→ “Olağanüstü derecede güzel” İngilizcede nasıl söylenir?
✅ ——— beautiful
remarkably (adv)
aday
Açıklama: Bir işe, göreve, sınava veya seçim sürecine katılan kişi.
Cümle: Each ——— must complete an interview.
(Her aday bir mülakatı tamamlamak zorundadır.)
Mini test:
→ “Başkan adayı” İngilizcede nasıl söylenir?
✅ presidential ———
candidate (n)
posta ücreti, gönderim bedeli
Açıklama: Mektup, paket veya kart göndermek için ödenen para.
Cümle: Don’t forget to pay the ——— before mailing the letter.
(Mektubu göndermeden önce posta ücretini ödemeyi unutma.)
Mini test:
→ “Posta ücreti ne kadar?” İngilizcede nasıl söylenir?
✅ How much is the ———?
postage (n)
şiir
Açıklama: Ölçü, ritim ve anlam uyumu içeren, genellikle duyguları ya da düşünceleri sanatsal biçimde anlatan kısa yazı türü.
Cümle: She wrote a beautiful ——— about nature.
(Doğa hakkında güzel bir şiir yazdı.)
Mini test:
→ “Şair” İngilizcede nasıl söylenir?
✅ ———
poem (n)
Cevap poet
sağlamak, temin etmek
Açıklama: Birine ihtiyaç duyduğu şeyi vermek ya da sunmak anlamında kullanılır.
Cümle: The organization ——— food and shelter for the homeless.
(Kurum evsizlere yiyecek ve barınak sağlar.)
Mini test:
→ “Hizmet sağlamak” İngilizcede nasıl söylenir?
✅ ——— a service
provide (v)
Cevap provides
şaşkınlık, hayret
Açıklama: Büyük bir sürpriz veya hayranlık duygusunu anlatır; genellikle olumlu şaşkınlık anlamındadır.
Cümle: She looked at the painting in ———.
(Tabloya hayretle baktı.)
Mini test:
→ “Hayretle bakmak” İngilizcede nasıl söylenir?
✅ look in ———
amazement (n)
davet etmek
Açıklama: Birini bir yere, etkinliğe veya duruma katılması için çağırmak.
Cümle: They ——— all their friends to the wedding.
(Tüm arkadaşlarını düğüne davet ettiler.)
Mini test:
→ “Beni partiye davet etti” İngilizcede nasıl söylenir?
✅ He ——— me to the party
invite (v)
Cevap invited
inanç, güven
Açıklama: Birine, bir şeye ya da bir fikre derin güven duymak; bazen de dini inancı ifade eder.
Cümle: She has great ——— in her doctor.
(Doktoruna büyük bir güveni var.)
Mini test:
→ “Kendine güvenmek” İngilizcede nasıl söylenir?
✅ have ——— in yourself
faith (n)
çevresel
Açıklama: Doğal çevreyle, ekosistemle veya çevre kirliliğiyle ilgili durumları ifade eder.
Cümle: We must take ——— problems seriously.
(Çevresel sorunları ciddiye almalıyız.)
Mini test:
→ “Çevre kirliliği” İngilizcede nasıl söylenir?
✅ ——— pollution
environmental (adj)
belirli, özel
Açıklama: Diğerlerinden farklı olan, özellikle seçilmiş ya da dikkat edilen bir şeyi belirtir.
Cümle: She is very ——— about her clothes.
(Kıyafetleri konusunda çok seçicidir.)
Mini test:
→ “Belirli bir sebep” İngilizcede nasıl söylenir?
✅ a ——— reason
particular (adj)
tahsis etmek, ayırmak
Açıklama: Para, zaman veya kaynakları belirli bir amaç için ayırmak ya da dağıtmak anlamında kullanılır.
Cümle: The government allocated more funds to education.
(Hükümet eğitime daha fazla fon ayırdı.)
Mini test:
→ “Zaman ayırmak” İngilizcede nasıl söylenir?
✅ ——— time
allocate (v)
aracılığıyla, üzerinden
Açıklama: Bir şeyin hangi yol veya araçla yapıldığını belirtmek için kullanılır.
Cümle: The message was sent ——— email.
(Mesaj e-posta aracılığıyla gönderildi.)
Mini test:
→ “Telefon aracılığıyla” İngilizcede nasıl söylenir?
✅ ——— phone
via (prep)
başarmak, başarılı olmak
Açıklama: Bir hedefe ulaşmak veya bir işi istenilen biçimde sonuçlandırmak anlamında kullanılır.
Cümle: You can ——— if you work hard.
(Sıkı çalışırsan başarılı olabilirsin.)
Mini test:
→ “Başarılı olmak” fiili İngilizcede hangisidir?
✅ ———
succeed (v)
farkındalık, bilinç
Açıklama: Bir konunun, durumun veya tehlikenin bilincinde olma hâli; genellikle toplumsal veya sağlık konularında kullanılır.
Cümle: The campaign aims to raise ——— about mental health.
(Kampanya, ruh sağlığı konusunda farkındalık yaratmayı amaçlıyor.)
Mini test:
→ “Farkındalık yaratmak” İngilizcede nasıl söylenir?
✅ raise ———
awareness (n)
uyarmak
Açıklama: Bir tehlike veya hata hakkında önceden bilgi vermek.
Cümle: The teacher ——— the students about the exam.
(Öğretmen öğrencileri sınav hakkında uyardı.)
Mini test:
→ “Uyarı yapmak” anlamına gelen fiil hangisidir?
✅ ———
warn (v)
Cevap warned
Fond of
keen on
Fond of düşkün
Keen on hevesli
Merve is a university student. She’s got a free time on Saturday. She likes swimming and a watching TV, but she isn’t fond of playing basketball. She isn’t keen on dancing.
amaç, maksat
Açıklama: Bir şeyin yapılma nedeni veya varlık sebebi; genellikle niyet veya hedef anlamında kullanılır.
Cümle: The —— of this study is to improve public health.
(Bu çalışmanın amacı halk sağlığını geliştirmektir.)
Mini test:
→ “Amacı anlamak” İngilizcede nasıl söylenir?
✅ understand the ——
purpose (n)