Sprig
Filiz
Ufacık fal parçası
Whimsical
garip fikirleri olan
kaprisli
{s} acayip fikirli
icicle
Buz saçağı
Talon
Pençe
Sheen
{i} parlaklık
revnak
(Tekstil) parlaklık, parıltı
{i} perdah
{i} pırıltı
swallow
Kırlangıç
sailcloth
Yelkenbezi
Orb
Küre
= A circle; especially, a circle, or nearly circular orbit, described by the revolution of a heavenly body; an orbit
In orbs Of circuit inexpressible they stood, Orb within orb. –John Milton.
Myrrh
Mür
mürrüsafi
{i} (reçine olarak) mürrüsafi
lavanta yapımında kullanılan kokulu bir çeşit sarı sakız
{i} sarı sakız
whippet
yarış köpeği
tazı
smoulder
için için yanmak
için için köpürmek/kudurmak
careworn
dertli
bitkin
üzgün
{s} üzüntüden bitmiş
{s} endişeden bitkin
kaygı dolu
: showing the effect of grief or anxiety
//a careworn face
Acorn
Meşe palamudu
imperious
buyurgan
hükmeden
emir altında tutan
frankincense
{i} buhur
tütsü
{i} günlük
Günlük Yağı; Frankincense, dünyanın en ünlü ve ödül almış yağlarından biridir. “Yağların Kralı” olarak bilinen yağ, çorak iklim bölgelerinde üretilmesine rağmen zengin, sıcak ve tatlı bir kokusu vardır. Boswellia Ağacının reçinesinin buhar distilasyonu ile elde edilir. İsmini Fransızcadan gelen “franc encens”ten alır.
gauzy
tül gibi
Şeffaf
Hafif
Verdant
yemyeşil (tarla/orman vb)
dour
s} asık yüzlü, ters, haşin, aksi
asık yüzlu
: stern, harsh
//a dour expression on her face
Doublet
Rönesans devrinde erkek lerin giydiği bir çeşit yelek
Penitent
{s} tövbekâr. i., (Hristiyanlık) bir günahı bağışlatmak için papazın önerdiği kefareti yerine getiren kimse
tövbekar kimse
pişman kimse
nadim
starling
sığırcık kuşu
“Bugün bir sığırcık gördüm. - Today, I saw a starling.”
köprü ayağının etrafına kakılan kazıklar
withered
{s} solmuş
Pörsümüş
Çiçekler sararıp solmuştu. - The flowers withered up.
felt
Portrait of Susanna Lunden by Rubens
keçe
fair skin
Açık ten