C Flashcards

(288 cards)

1
Q

cafe

A

[i.] kafe, kahvehane

How well did you know this?
1
Not at all
2
3
4
5
Perfectly
2
Q

cake

A

[i.] kek, pasta

How well did you know this?
1
Not at all
2
3
4
5
Perfectly
3
Q

calculate

A

[f.] hesaplamak, tahmin etmek

How well did you know this?
1
Not at all
2
3
4
5
Perfectly
4
Q

call

A

[f.] aramak, çağırmak, adlandırmak [i.] arama, çağrı, ziyaret

How well did you know this?
1
Not at all
2
3
4
5
Perfectly
5
Q

calm

A

[s.] sakin, durgun, dingin [i.] sakinlik, sükûnet [f.] sakinleştirmek

How well did you know this?
1
Not at all
2
3
4
5
Perfectly
6
Q

camera

A

[i.] kamera, fotoğraf makinesi

How well did you know this?
1
Not at all
2
3
4
5
Perfectly
7
Q

camp

A

[i.] kamp, ordugah [f.] kamp yapmak

How well did you know this?
1
Not at all
2
3
4
5
Perfectly
8
Q

campaign

A

[i.] kampanya, sefer, mücadele [f.] kampanya yürütmek

How well did you know this?
1
Not at all
2
3
4
5
Perfectly
9
Q

camping

A

[i.] kamp yapma, kamp

How well did you know this?
1
Not at all
2
3
4
5
Perfectly
10
Q

campus

A

[i.] kampüs, üniversite alanı

How well did you know this?
1
Not at all
2
3
4
5
Perfectly
11
Q

can1

A

[yard.f.] -ebilmek, -abilmek

How well did you know this?
1
Not at all
2
3
4
5
Perfectly
12
Q

can2

A

[i.] kutu, teneke

How well did you know this?
1
Not at all
2
3
4
5
Perfectly
13
Q

cancel

A

[f.] iptal etmek, vazgeçmek, silmek

How well did you know this?
1
Not at all
2
3
4
5
Perfectly
14
Q

cancer

A

[i.] kanser

How well did you know this?
1
Not at all
2
3
4
5
Perfectly
15
Q

candidate

A

[i.] aday, namzet

How well did you know this?
1
Not at all
2
3
4
5
Perfectly
16
Q

cannot

A

[f.] yapamamak, edememek

How well did you know this?
1
Not at all
2
3
4
5
Perfectly
17
Q

cap

A

[i.] şapka, takke, kapak

How well did you know this?
1
Not at all
2
3
4
5
Perfectly
18
Q

capable

A

[s.] yetenekli, kabiliyetli

How well did you know this?
1
Not at all
2
3
4
5
Perfectly
19
Q

capacity

A

[i.] kapasite, sığa, ehliyet

How well did you know this?
1
Not at all
2
3
4
5
Perfectly
20
Q

capital

A

[i.] başkent, sermaye, büyük harf [s.] baş, esas, sermaye

How well did you know this?
1
Not at all
2
3
4
5
Perfectly
21
Q

captain

A

[i.] kaptan, yüzbaşı

How well did you know this?
1
Not at all
2
3
4
5
Perfectly
22
Q

capture

A

[f.] ele geçirmek, yakalamak [i.] yakalama, ele geçirme

How well did you know this?
1
Not at all
2
3
4
5
Perfectly
23
Q

car

A

[i.] araba, otomobil

How well did you know this?
1
Not at all
2
3
4
5
Perfectly
24
Q

card

A

[i.] kart, kartvizit

How well did you know this?
1
Not at all
2
3
4
5
Perfectly
25
care
[i.] özen, dikkat, bakım [f.] önemsemek, ilgilenmek, bakmak
26
career
[i.] kariyer, meslek, iş hayatı
27
careful
[s.] dikkatli, özenli, tedbirli
28
carefully
[zf.] dikkatlice, özenle
29
careless
[s.] dikkatsiz, özensiz, umursamaz
30
carpet
[i.] halı, kilim
31
carrot
[i.] havuç
32
carry
[f.] taşımak, götürmek, yürütmek
33
cartoon
[i.] cizgi film
34
case
[i.] durum, vaka, dava
35
cash
[i.] nakit, para [f.] bozdurmak
36
cast
[f.] atmak, dökmek [i.] oyuncu kadrosu, kalıp
37
castle
[i.] şato, kale
38
cat
[i.] kedi
39
catch
[f.] yakalamak, tutmak, kapışmak [i.] yakalama, av
40
category
[i.] kategori, sınıf, bölüm
41
cause
[i.] sebep, neden, dava [f.] sebep olmak, neden olmak
42
ceiling
[i.] tavan
43
celebrate
[f.] kutlamak, törenle anmak
44
celebration
[i.] kutlama, şenlik, tören
45
celebrity
[i.] ün, şöhret
46
cell
[i.] hücre, pil, göze
47
cent
[i.] sent, kuruş
48
central
[s.] merkezi, ana, orta
49
centre
[i.] merkez, orta [f.] merkezleştirmek
50
century
[i.] yüzyıl, asır
51
ceremony
[i.] tören, merasim
52
certain
[s.] belli, kesin, muhakkak
53
certainly
[zf.] kesinlikle, elbette, mutlaka
54
chain
[i.] zincir, seri [f.] zincirlemek
55
chair
[i.] sandalye, başkanlık
56
chairman
[i.] başkan
57
challenge
[i.] meydan okuma, zorluk, itiraz [f.] meydan okumak
58
champion
[i.] şampiyon
59
chance
[i.] şans, fırsat, olasılık
60
change
[f.] değiştirmek, değişmek [i.] değişiklik, para üstü
61
channel
[i.] kanal, mecra
62
chapter
[i.] bölüm, fasıl, kısım
63
character
[i.] karakter, kişilik, huy
64
characteristic
[i.] özellik, karakteristik [s.] karakteristik, tipik
65
charge
[f.] ücret almak, şarj etmek [i.] ücret, suçlama, yük
66
charity
[i.] hayır kurumu, yardımseverlik, sadaka
67
chart
[i.] çizelge, grafik, harita [f.] haritasını çıkarmak
68
chat
[f.] sohbet etmek, konuşmak [i.] sohbet
69
cheap
[s.] ucuz, adi, değersiz
70
cheat
[f.] aldatmak, hile yapmak [i.] hile, dolandırıcı
71
check
[f.] kontrol etmek, denetlemek [i.] kontrol, çek
72
cheerful
[s.] neşeli, keyifli, sevinçli
73
cheese
[i.] peynir
74
chef
[i.] aşçıbaşı, şef
75
chemical
[s.] kimyasal, kimyevi [i.] kimyasal madde
76
chemistry
[i.] kimya
77
chest
[i.] göğüs, sandık
78
chicken
[i.] tavuk, piliç
79
chief
[i.] şef, reis, baş [s.] baş, esas, en önemli
80
child
[i.] çocuk, evlat
81
childhood
[i.] çocukluk
82
chip
[i.] cips, çip, talaş
83
chocolate
[i.] çikolata
84
choice
[i.] seçim, tercih, seçenek
85
choose
[f.] seçmek, tercih etmek
86
church
[i.] kilise, ibadethane
87
cigarette
[i.] sigara
88
cinema
[i.] sinema
89
circle
[i.] daire, çember, çevre [f.] çevrelemek, dolaşmak
90
circumstance
[i.] durum, şart, koşul
91
cite
[f.] alıntı yapmak, örnek vermek, anmak
92
citizen
[i.] vatandaş, yurttaş
93
city
[i.] şehir, kent
94
civil
[s.] sivil, medeni, nazik
95
claim
[f.] iddia etmek, hak iddia etmek [i.] iddia, hak, talep
96
class
[i.] sınıf, ders, tabaka
97
classic
[s.] klasik, standart [i.] klasik eser
98
classroom
[i.] sınıf, derslik
99
clause
[i.] madde, fıkra, cümle
100
clean
[s.] temiz, pak [f.] temizlemek
101
clear
[s.] açık, berrak, net [f.] açmak, temizlemek
102
clearly
[zf.] açıkça, açık olarak, belli ki
103
clever
[s.] akıllı, zeki, becerikli
104
click
[f.] tıklamak, çıtlamak [i.] tıklama, çıt sesi
105
client
[i.] müşteri, danışan
106
climate
[i.] iklim, hava
107
climb
[f.] tırmanmak, çıkmak [i.] tırmanış
108
clock
[i.] saat, duvar saati
109
close
[i.] kapalı [f.] kapatmak [s.] yakın olmak
110
closed
[s.] kapalı, kapatılmış
111
closely
[zf.] yakından, dikkatle
112
cloth
[i.] kumaş, bez
113
clothes
[i.] giysiler, elbiseler
114
clothing
[i.] giyim, giysi
115
cloud
[i.] bulut
116
club
[i.] kulüp, sopa
117
clue
[i.] ipucu, iz
118
coach
[i.] antrenör, koç, posta arabası, fayton [f.] antrenörlük yapmak
119
coal
[i.] kömür
120
coast
[i.] sahil, kıyı
121
coat
[i.] palto, ceket, kat [f.] kaplamak
122
code
[i.] kod, şifre [f.] kodlamak
123
coffee
[i.] kahve
124
coin
[i.] madeni para, bozuk para
125
cold
[s.] soğuk, üşümüş [i.] soğuk, soğuk algınlığı
126
collapse
[f.] çökmek, yıkılmak [i.] çöküş, yıkılma
127
colleague
[i.] meslektaş, iş arkadaşı
128
collect
[f.] toplamak, biriktirmek
129
collection
[i.] koleksiyon, toplama, tahsilat
130
college
[i.] kolej, yüksekokul
131
colour
[i.] renk [f.] renklendirmek, boyamak
132
coloured
[s.] renkli, boyalı
133
column
[i.] sütun, kolon
134
combination
[i.] kombinasyon, birleşim
135
combine
[f.] birleştirmek, birleşmek
136
come
[f.] gelmek, varmak
137
comedy
[i.] komedi
138
comfort
[i.] konfor, rahatlık [f.] rahatlatmak, teselli etmek
139
comfortable
[s.] rahat, konforlu
140
command
[i.] emir, komut [f.] emretmek, kumanda etmek
141
comment
[i.] yorum, açıklama [f.] yorum yapmak
142
commercial
[s.] ticari, reklam [i.] reklam
143
commission
[i.] komisyon, görev [f.] görevlendirmek
144
commit
[f.] teslim etmek, önermek
145
commitment
[i.] söz, vaat, taahhüt
146
committee
[i.] komite, kurul
147
common
[s.] ortak, yaygın, adi
148
commonly
[zf.] genellikle, yaygın olarak
149
communicate
[f.] iletişim kurmak, bildirmek
150
communication
[i.] iletişim, haberleşme
151
community
[i.] topluluk, cemaat, toplum
152
company
[i.] şirket, firma, arkadaşlık
153
compare
[f.] karşılaştırmak, mukayese etmek
154
comparison
[i.] karşılaştırma, mukayese
155
compete
[f.] yarışmak, rekabet etmek
156
competition
[i.] yarışma, rekabet, müsabaka
157
competitive
[s.] rekabetçi, yarışmacı
158
competitor
[i.] rakip, yarışmacı
159
complain
[f.] şikayet etmek, yakınmak
160
complaint
[i.] şikayet, yakınma
161
complete
[s.] tam, eksiksiz [f.] tamamlamak, bitirmek
162
completely
[zf.] tamamen, bütünüyle
163
complex
[s.] karmaşık, kompleks [i.] kompleks
164
complicated
[s.] karmaşık, karışık
165
component
[i.] bileşen, parça, unsur
166
computer
[i.] bilgisayar
167
concentrate
[f.] konsantre olmak, yoğunlaşmak
168
concentration
[i.] konsantrasyon, yoğunlaşma
169
concept
[i.] kavram, konsept
170
concern
[i.] endişe, ilgi, şirket [f.] endişelendirmek, ilgilendirmek
171
concerned
[s.] endişeli, ilgili
172
concert
[i.] konser
173
conclude
[f.] sonuçlandırmak, bitirmek, çıkarmak
174
conclusion
[i.] sonuç, netice
175
condition
[i.] durum, koşul, şart [f.] şartlandırmak
176
conduct
[f.] yürütmek, yönetmek, iletmek [i.] davranış, yönetim
177
conference
[i.] konferans, toplantı
178
confidence
[i.] güven, özgüven
179
confident
[s.] güvenli, kendine güvenen
180
confirm
[f.] onaylamak, teyit etmek, doğrulamak
181
conflict
[i.] çatışma, uyuşmazlık [f.] çatışmak, uyuşmamak
182
confuse
[f.] karıştırmak, şaşırtmak
183
confused
[s.] kafası karışmış, şaşkın
184
confusing
[s.] kafa karıştırıcı
185
connect
[f.] bağlamak, birleştirmek
186
connected
[s.] bağlantılı, bağlı
187
connection
[i.] bağlantı, ilişki
188
conscious
[s.] bilinçli, farkında
189
consequence
[i.] sonuç, netice
190
conservative
[s.] muhafazakar, tutucu [i.] muhafazakar
191
consider
[f.] düşünmek, göz önünde bulundurmak
192
consideration
[i.] düşünme, değerlendirme, göz önünde bulundurma
193
consist
[f.] oluşmak, meydana gelmek
194
consistent
[s.] tutarlı, istikrarlı
195
constant
[s.] sürekli, sabit, devamlı [i.] sabit
196
constantly
[zf.] sürekli, devamlı
197
construct
[f.] inşa etmek, kurmak
198
construction
[i.] inşaat, yapı, kurma
199
consume
[f.] tüketmek, harcamak
200
consumer
[i.] tüketici
201
contact
[i.] temas, bağlantı [f.] temas kurmak, bağlantı kurmak
202
contain
[f.] içermek, kapsamak
203
container
[i.] kap, konteyner
204
contemporary
[s.] çağdaş, çağcıl [i.] eşzamanlı şey, akran, yaşıt
205
content
[i.] içerik, memnuyet, hoşnutsuzluk [s.] memnun, hoşnut [f.] memnun etmek, tatmin etmek
206
contest
[i.] yarışma, tartışma, itiraz[f.] yarışmak, tartışmak, itiraz etmek
207
context
[i.] bağlam, metin, konteks
208
continent
[i.] kıta
209
continue
[f.] devam etmek, sürdürmek
210
continuous
[s.] sürekli, devamlı
211
contract
[i.] sözleşme, kontrat [f.] sözleşme yapmak, daralı
212
contrast
[i.] kontrast, tezat [f.] karşıtlık oluşturmak
213
contribute
[f.] katkıda bulunmak, yardım etmek
214
contribution
[i.] katkı, yardım
215
control
[i.] kontrol, denetim [f.] kontrol etmek, denetlemek
216
convenient
[s.] uygun, elverişli
217
conversation
[i.] konuşma, sohbet
218
convert
[f.] dönüştürmek, çevirmek
219
convince
[f.] ikna etmek, inandırmak
220
convinced
[s.] ikna olmuş, emin
221
cook
[f.] pişirmek, yemek yapmak [i.] aşçı
222
cooker
[i.] ocak, fırın
223
cooking
[i.] yemek pişirme, aşçılık
224
cool
[s.] serin, sakin, havalı [f.] soğutmak, serinlemek
225
copy
[i.] kopya, nüsha [f.] kopyalamak
226
core
[i.] öz, çekirdek, merkez
227
corner
[i.] köşe, kıyı
228
corporate
[s.] kurumsal, şirket
229
correct
[s.] doğru, hatasız [f.] düzeltmek
230
correctly
[zf.] doğru olarak, düzgün bir şekilde
231
cost
[i.] maliyet, fiyat, masraf [f.] mal olmak, tutmak
232
costume
[i.] kostüm, kıyafet
233
cottage
[i.] kulübe, yazlık
234
cotton
[i.] pamuk [s.] pamuklu
235
could
[yard.f.] -ebilir, -abilir (geçmiş)
236
council
[i.] konsey, meclis, kurul
237
count
[f.] saymak, hesaplamak [i.] sayma, sayı
238
country
[i.] ülke, memleket, kır
239
countryside
[i.] kırsal alan, taşra
240
county
[i.] ilçe, kont
241
couple
[i.] çift [f.] birleştirmek
242
courage
[i.] cesaret, yüreklilik
243
course
[i.] kurs, ders, yön
244
court
[i.] mahkeme, saha, avlu
245
cousin
[i.] kuzen
246
cover
[f.] örtmek, kaplamak [i.] kapak, örtü
247
covered
[s.] kaplı, örtülü
248
cow
[i.] inek
249
crash
[f.] çarpmak, çökmek [i.] kaza, çarpışma
250
crazy
[s.] deli, çılgın
251
cream
[i.] krema, kaymak [s.] krem rengi
252
create
[f.] yaratmak, oluşturmak
253
creation
[i.] yaratma, yaratılış, eser
254
creative
[s.] yaratıcı, kreatif
255
creature
[i.] yaratık, mahluk
256
credit
[i.] kredi, itibar [f.] kredi vermek
257
crew
[i.] tayfa, mürettebat, ekip
258
crime
[i.] suç, cinayet
259
criminal
[i.] suçlu, cani [s.] suça ait, cezai
260
crisis
[i.] kriz, bunalım
261
criterion
[i.] kriter, ölçüt
262
critic
[i.] eleştirmen, kritik
263
critical
[s.] kritik, eleştirel
264
criticism
[i.] eleştiri, tenkit
265
criticize
[f.] eleştirmek, tenkit etmek
266
crop
[i.] ürün, mahsul, ekin [f.] kırpmak, biçmek
267
cross
[f.] geçmek, çaprazlamak [i.] haç, çarpı [s.] çapraz, kızgın
268
crowd
[i.] kalabalık, topluluk [f.] toplanmak
269
crowded
[s.] kalabalık, tıka basa dolu
270
crucial
[s.] kritik, önemli, hayati
271
cruel
[s.] zalim, acımasız, gaddar
272
cry
[f.] ağlamak, bağırmak [i.] çığlık, ağlama
273
cultural
[s.] kültürel
274
culture
[i.] kültür, ekin
275
cup
[i.] fincan, kupa, kadeh
276
cupboard
[i.] dolap, büfe
277
cure
[f.] iyileştirmek, tedavi etmek [i.] tedavi, çare
278
curly
[s.] kıvırcık, bukleli, kıvrımlı
279
currency
[i.] para birimi döviz, geçerlilik
280
current
[s.] şimdiki, geçerli, cari[i.] akım, akıntı
281
currently
[zf.] şu anda, halen
282
curtain
[i.] perde
283
curve
[i.] eğri, kavis, kıvrım, viraj [f.] eğmek, bükmek
284
curved
[s.] eğrimli, kavisli
285
custom
[i.] gelenek, adet, görenek
286
customer
[i.] müşteri, alıcı
287
cut
[f.] kesmek, biçmek [i.] kesik, kesim
288
cycle
[i.] çevrim, döngü, bisiklet [f.] bisiklet sürmek