In
-de / -da
Evdeyim.
I’m in the house.
(location, suffix)
Inside
içinde
Kutunun içinde.
Inside the box.
—————
benim içimde = inside me
senin içinde = inside you
onun içinde = inside him / her
bizim içimizde = inside us
sizin içinizde = inside you (plural/formal)
onların içinde = inside them
Outside
dışarıda
Dışarıda bekliyorum.
I’m waiting outside.
—————
benim dışımda = outside me / except me
senin dışında = outside you
onun dışında = outside him / her
bizim dışımızda = outside us
sizin dışınızda = outside you (plural/formal)
onların dışında = outside them
On top of […]
üstünde
Masanın üstünde.
On top of the table.
(more physical, concrete)
üzerinde
Kitabın üzerinde notlar var.
There are notes on the book.
(more general, also abstract)
—————
benim üstümde = on top of me / on me
senin üstünde = on top of you
onun üstünde / üzerinde = on top of him / her
bizim üstümüzde = on top of us
sizin üstünüzde = on top of you (plural/formal)
onların üstünde = on top of them
Next to […]
yanında
Evin yanında.
Next to the house.
—————
benim yanımda = next to me
senin yanında = next to you
onun yanında = next to him / her
bizim yanımızda = next to us
sizin yanınızda = next to you (plural/formal)
onların yanında = next to them
Side
yan
Yanımda otur.
Sit next to me.
(physical side, close)
taraf
Bu taraf daha sessiz.
This side is quieter.
(side, direction, or figurative)
Behind the […]
arkasında
Masanın arkasında.
Behind the table.
—————
benim arkamda = behind me
senin arkanda = behind you
onun arkasında = behind him / her
bizim arkamızda = behind us
sizin arkanızda = behind you (plural/formal)
onların arkasında = behind them
Edge
kenar
Masanın kenarında.
At the edge of the table.
In front of (…)
önünde
Evin önünde.
In front of the house.
—————
benim önümde = in front of me
senin önünde = in front of you
onun önünde = in front of him / her
bizim önümüzde = in front of us
sizin önünüzde = in front of you (plural/formal)
onların önünde = in front of them
Like / Similar to
gibi
Onun gibi konuşuyor.
He/She talks like him/her.
—————
benim gibi = like me
senin gibi = like you
onun gibi = like him / her
bizim gibi = like us
sizin gibi = like you (plural/formal)
onların gibi = like them
Except
hariç
Herkes geldi, Ali hariç.
Everyone came except Ali.
(more direct, often placed at the end)
dışında
Ali dışında herkes geldi.
Everyone came except Ali.
(more flexible, slightly more formal)
—————
ben hariç = except me
benim dışımda = except me
sen hariç = except you
senin dışında = except you
o hariç = except him / her
onun dışında = except him / her
biz hariç = except us
bizim dışımızda = except us
siz hariç = except you (plural/formal)
sizin dışınızda = except you
onlar hariç = except them
onların dışında = except them
During
sırasında
Ders sırasında konuşma.
Don’t talk during the lesson.
While
-ken
Müzik dinlerken çalışıyorum.
I work while listening to music.
(most common, suffix form)
iken
Ben evdeyken aradı.
He/She called while I was at home.
(more explicit, slightly formal)
Beneath (…)
altında
Masanın altında.
Under / beneath the table.
————
benim altımda = beneath me
senin altında = beneath you
onun altında = beneath him / her
bizim altımızda = beneath us
sizin altınızda = beneath you (plural/formal)
onların altında = beneath them
Together
birlikte
(neutral, most common)
beraber
(more conversational, friendly)
Between
arasında
İki evin arasında.
Between the two houses.
—————
benim aramda = between me
senin aranda = between you
onun arasında = between him / her
bizim aramızda = between us
sizin aranızda = between you (plural/formal)
onların arasında = between them
Both
ikisi de
İkisi de doğru.
Both are correct.
————-
biz ikimiz de = both of us
siz ikiniz de = both of you
onlar ikisi de = both of them
From me, you, him / her / it etc.
-den / -dan
Evden geldim.
I came from the house.
—————
benden = from me
senden = from you
ondan = from him / her
bizden = from us
sizden = from you (plural/formal)
onlardan = from them
Back
arka
Evin arkası.
The back of the house.
(noun: back side)
Front
ön / ön taraf
Evin önü.
The front of the house.
Beginning / Start
başlangıç (the beginning / start – singular)
başlangıçlar (the beginnings / starts – plural)
End / Last
son (end – singular)
sonlar (ends – plural)
Out
dışarı
Dışarı çıkıyorum.
I’m going out.
(neutral, most common)
In
içeri
İçeri gel.
Come in.
(neutral, most common)